ACT (American College Testing)

Sevgili Öğrencilerimiz,

ACT (American College Testing), aynı SAT gibi Amerika Birleşik Devletleri’ndeki üniversitelere başvuran öğrencilerin seviyelerini tespit etmek için 1959’dan beri sunulan standardize bir test. Özellikle son on yıllık süreçte popüleritesi gittikçe artan ACT, nihayet 2011 senesinde sınavı alan öğrenci sayısında SAT’yi geride bırakmayı başardı. SAT gibi çoktan seçmeli bir format içeren ACT, SAT’den farklı olarak dört ana kısımdan oluşuyor: English (İngilizce), Mathematics (Matematik), Reading (Okuma) ve Science (Fen). Ayrıca 2005’den bu yana ACT isteğe bağlı olarak öğrencilere “Optional Writing” bölümü de sunmakta. ACT’de öğrenciler yukarıda bahsi geçen dört temel alanda test ediliyor ve her bölümden 1—36 arasında bir puan alıyorlar. Bu dört bölümden alınan puanların genel ortalaması öğrencinin toplam ACT puanını (“composite score”) veriyor. Essay kısmında ise öğrenciler 2—12 arasında notlanıyorlar.

ACT’nin ilk kısmını 45 dakika süren English (İngilizce) testi oluşturuyor. Bu bölümde öğrenciler 75 dakika içerisinde ağırlıkla anlam bozukluğu ve retorik ile ilgili soruları cevaplıyorlar. İngilizce kısmının ardından 60 soru içeren Mathematics (Matematik) testi gelmekte. Bu bölümde ise öğrenciler 60 dakikalık süre içerisinde cebir ve geometri konularını kapsayan sorulara yanıt veriyorlar. SAT’de olduğu gibi ACT’de de Matematik sınavında hesap makinesi kullanılabiliyor. ACT, Matematik dışındaki tüm sınavlarda sorulara 4 cevap şıkkı koyarken, matematik sorularında 5 cevap şıkkı bulunuyor. Matematik sınavının ardından üçüncü bölümde öğrenciler Reading (Okuma) testinde 35 dakikada 40 soru cevaplıyorlar. Bu bölüm her biri on soru içeren ve edebiyat, doğal bilimler ve sosyal bilimler alanlarından seçilmiş dört pasajı kapsıyor. ACT’nin son bölümünü ise yine 35 dakikada 40 soru cevaplamayı gerektiren Science (Fen) testi oluşturuyor. İsteğe bağlı verilen Writing (Kompozisyon) kısmı sınavın dört ana testi tamamlandıktan sonra geliyor. 30 dakika süren bu bölümde öğrenciler sosyal içerikli bir konu hakkında kompozisyon oluşturuyorlar. Kompozisyondan alınan puan öğrencinin yalnızca İngilizce test skoruna etki yapıyor. Her ne kadar kompozisyon kısmı isteğe bağlı dahi olsa, bir çok üniversite başvuru sürecinde bu bölümü şart koşmakta.

Genel olarak bakıldığında, ana dili ingilizce olan öğrencilere karşı SAT’de ciddi bir dezavantaj yaşayan Türkiye’li öğrencilerin ACT’de çok daha başarılı ve uluslararası alanda rekabetçi oldukları gözlemlenmektedir. Zira SAT’de arananlar geniş İngilizce kelime haznesi ve üstün dil becerisi iken, ACT öğrencinin rakamlarla ilişkisini ve zaman baskısı altında ne kadar fazla soruyu hatasız cevaplayabildiğini test etmektedir. Kısacası, SAT’de başarılı olmak için öğrencinin İngilizce temelinin çok kuvvetli olması gerekmektedir. ACT ise daha çok zamana karşı bir yarış olarak değerlendirilebilir—burada öğrenciden istenen yoğun kelime bilgisi ve pasaj okuma kabiliyeti değil, nisbeten basit sorulara hata yapmadan, en kısa sürede cevap vermesidir. Nitekim dört yanlışın bir doğru götürdüğü SAT’den farklı olarak ACT yanlış cevap için öğrenciyi cezalandırmamaktadır, ki bu da öğrencinin kendisine yöneltilen tüm sorulara cevap vermesinin istenmesinden kaynaklanmaktadır.

Sonuç olarak:

  • ACT’de sorulan sorular SAT’dekilere göre daha dolambaçsız
  • SAT ACT’ye göre kelime bilgisine çok daha fazla önem veriyor
  • SAT’nin aksine ACT’de Fen Bölümü bulunmakta
  • ACT SAT’e göre daha ileri derecede matematik kavramları içermekte
  • ACT’nin Writing kısmı isteğe bağlı olsa da çoğu üniversite tarafından isteniyor
  • SAT’de toplam 10 kısım bulunurken, ACT 4 ana kısımdan oluşuyor
  • ACT’de öğrenciler SAT’nin aksine verdikleri yanlış cevaplar için cezalandırılmıyorlar
  • ACT öğrencinin genel becerisini ölçmek için daha elverişli bir metod izliyor